 Ağız içinde görülen yaraların en yaygın olanı "aft"tır. Hastalık etkeninin ağız içi sümüksü dokusuna yerleşmesiyle ortaya çıkar ve minicik beyaz lekelerin oluşmasına yol açar.
|
|
Devamı...
|
|
 Bebeğin ağlaması sırasında soluğunun kesilmesi tehlikesi, daha doğrusu soluk alamaması (katılma) hemen hiç söz konusu değildir. Çünkü, solunum kendi kendine çalışan reflekslere bağlı bir mekanizmadır. Ağlarken bazen bebeğin yüzü mosmor olur ve (bize çok uzunmuş gibi gelen) birkaç saniye soluk alamaz. Bu birkaç saniyenin ona bir zararı yoktur. Bununla birlikte, anne böyle bir şey karşısında endişeye kapıldığı takdirde, bebeği öne eğerek ağlamasının kesilmesine yardımcı olabilir.
|
|
Devamı...
|
|
|
Anne, çoğu zaman, bebeğin ağlamasının karın ağrısından ileri geldiğini sanır: Ya gazı vardır ya da altına kaka yapmıştır!.. Bebeğin kıtlıktan çıkmışçasına, gözü doymak bilmez bir iştahla yemek yemesi, bu arada bir hayli hava yutmasına yol açtığından bağırsak gazlarına neden olur. Böyle durumlarda karnının şişkinliğinden başka, bebeğin sürekli olarak gaz çıkardığı görülür.
Bebeğinizin sindirim sistemiyle ilgili bir sorunu olduğunu düşünüyorsanız bir hekime başvurunuz; hekim onu muayene ederek ve elleriyle karnına bastırarak rahatsızlığının nedenini aydınlığa kavuşturacak ve gerekiyorsa, bağırsakların çalışmasını düzenleyecek ilaçlar verecektir.
Anneye düşen önemli görev, meme emmenin süresini kısaltmak ve bebeğin açgözlülüğünü frenlemeye çalışmaktır.
|
|
Devamı...
|
|
 Bebeğin kakasının özellikleri, sindirim sisteminin nasıl işlediği ve beslenmesinin doğru olup olmadığı konusunda bize yararlı bilgiler verebilir. Demek oluyor ki, sindirim sistemi artıklarına da önem vermek gerekir; yoksa, yalnızca bebeğin yedikleriyle ilgilenmek yanlış bir tutumdur...
Bu konuda üzerinde durulması gereken bazı noktaları anımsatmak istiyoruz. Dışkının biçimi ve miktarı kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterir. Bu nedenle çocuğun dışkısında görülebilecek birtakım değişiklikleri, bir başka belirti söz konusu değilse, bir hastalığın belirtisi olarak değerlendirmemek gerekir.
|
|
Devamı...
|
|
 Yeni doğmuş,doğumevinin bebek odasında yatmakta olan çocuklarda birtakım lekeler, deri dökülmeleri, aşırı tüylülük ve buna benzer başka "ofağandışılıklar" bulunduğunu gören anne-babalar çoğu kez kaygılanırlar Yaşamın İlk iki haftasında görülen bu "olağandışılıklar"ın hemen her zaman hiçbir önemi yoktur. Mavimsi lekeler. Çoğu kez yeni doğmuşların ciltlerinde çürüklere benzer lekeler görülürse de, bunlar ne gerçekten birer çürüktür, ne de yüzeysel kan dolaşımı bozukluğundan ileri gelirleri "Mongol lekelerimde denilen bu lekelere koyu tenli bebeklerde daha sık rastlanır. Benekler. Bazen yeni doğmuş bir bebek, pişik izlenimi veren küçük kırmızı benekçiklerle kaplıdır. Beneklerin ortasında sarımsı bir çeşit sivilce vardır. Birkaç gün içinde kendi kendine yitip giderler.
Derinin pullanması. İlk günlerde, özellikle de el ve ayakların derisi pullanıp, hafifçe dökülebilir. |
|
Devamı...
|
|
|
<< Baslangıç < Önceki 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 73 - 77 in 130 |